Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KPSS felsefe akımları
Mesaj: #1
EĞİTİM FELSEFESİ AKIMLARI

DAİMİCİLİK (PERENNIALISM)
Klasik realizm ve idealizm' e dayanan Daimicilik'te insan, genel olarak "akıllı bir varlıktır". O, toplumdan topluma farklılık gösterse bile, onun özdeşi (nature, mahiyet) her yerde ve zamanda aynıdır; çünkü evrende değişme değil, değişmeme olduğundan, mut¬lak, kesin doğrular vardır. Bu doğrulara insan, genellikle aklını kulla¬narak ulaşabilir. Bunun için hem tümdengelim, hem de tümevarım işe koşulmalı; fakat çoğunlukla tümdengelim kullanılmalıdır. Deney,gözlem, gezi gibi etkinlikler ise, aklın mutlak doğruyu bul¬masında birer araçtır, insan, akıllı olduğu için özgür bir varlıktır; davranışlarından da sorumludur.
İnsan, aklıyla mutlak doğrulara ulaşmada bazen yeterli, bazen de yetersiz kalabilir. Onun aklını tutarlı kullanması için, yaşadığı toplumdaki bilgi birikiminesahipolması gerekir. Bu bilgi birikimi; düşünce, sanat, toplumsal kurumlan, ahlâkî ilkeleri vb. kapsar. Dünyaya gelen bir insan , yetişkin olmak için bunları öğrenmek zorun¬dadır. Bu bağlamda eğitimin görevi, insanın aklını tutarlı kullanma¬sını sağlamak; bu yolla onu mutlak doğrulara ulaştırmak; evrensel gerçeğe uyumunu sağlamak; özgür ve mutlu etmektir. Akıl; zihinsel çalışma, tutarlı akıl yürütme yollarını kullanma, aklın ilkelerine uyma ile; irade ise; araştırma, inceleme, gözlem yapma ve disiplinle gelişir.
Bu durumda eğitimin hedefleri "insanın aklını ve iradesini ge¬liştirme, içinde yaşadığı dünyaya değil, evrensel ve değişmez gerçeğe uyumunu sağlama, aklın kurallarını doğru ve etkili kullanma tümdengelimi işe koşma, özgür ve sorumlu olma, disiplinli çalışma, yaşamı kopya etmeme, ona hazırlanma, entelektüel aristokrat ye¬tiştirme" olabilir.
Bu hedefleri her bir öğrenciye kazandırmak için, toplum bilim¬ler, edebiyat, matematik, felsefe, mantık, doğa bilimleri, yabancı dil derslerine ağırlık verilmelidir. Eski Yunan ve Latin klasikleri öğrencilere okutulmalıdır; çünkü kültürel mirasın en tutarlı örnekleri bunlardır. Bu tür yapılar ve dersler, öğrencinin hem zihninin, hem de iradesinin gelişmesini sağlar. Bu derslerdeki bilgiler; her zaman ve her yerde geçerli, yani mutlak doğru olmalıdır. Ayrıca üzerinde tartışılan, doğruluğu kanıtlanmamış konuların derslerde yer almaması gerekir. Derslerdeki içerik; geçmişte doğruluğu kanıtlanmış, üzerinde görüş birliğine varılmış, akıl yoluyla elde edilmiş bilgilerle donanık olmalıdır.
Eğitim Durumlarında genellikle tümdengelim kullanılmalıdır. Öğrencilere, akıllarını ve iradelerini geliştirecek ortamlar sağlan¬malıdır. Bunun için Sokratik Tartışma (ironi ve doğurtmaca) işe koşulmalıdır. Ayrıca irade eğitimi için; araştırma, gezi, gözlem ve de¬neye eğitim durumlarında yer verilmeli; fakat öğrencinin kendisini is¬tediği biçimde ifade etmesine göz yumulmamalıdır; çünkü o, bu gibi durumlarda, aklını kötülük için, tutarsızca kullanabilir. Onun için . sınıf ortamında disiplin sağlanmalı, gerekirse cezaya baş vurulmalıdır; çünkü eğitimin amacı insanı ıslah etmektir. Eğitim ortamında, gerçek yaşamın kopyası olan örnekler değil; tersine ideal yaşamdan örnekler getirilmelidir; çünkü eğitimde hedef, insanı gerçek yaşama değil; ide¬al ve evrensel gerçeklere göre yetiştirmektir. Bunun için gerekirse, yapay ortamlar düzenlenmelidir
Değerlendirme (sınama) Durumunda ise, genellikle ente¬lektüel aristokrat yetiştirmek hedeflendiği için, öğrencinin aklını çalıştırıp çalıştırmadığını yoklayan sorular sorulmalıdır. Soruların içeriği, gerçek yaşamı değil, ideal ve evrensel gerçekleri kapsamalıdır. Ayrıca sınavlar, entellektüel aristokratların seçimi için de kul¬lanılmalıdır.

ESASICİLİK (ESSENTIALISM)
Esasicilik akımı da Realizme ve İdealizme dayanır. Bu akıma göre insan, genel olarak toplumsal ve kültürel bir varlıktır. Doğuştan hiçbir bilgiyle donanık değildir. Bilgiyi elde etmenin yolu, genelde tümevarımdır. Tümevarım yoluyla elde edilen bilgi, mutlak (kesin) doğrudur. Bu tür bilgi ve teknik, toplumda sürekli birikir. Okulun görevi de bu bilgiyi, öğrenciye aktarmaktır. Bu nedenden dolayı, okul, bir reform değil; öğrenim kurumudur. Bu kurumun işlevi, geçmişten şimdiye dek oluşan başat kültürel değerleri öğrenciye kazandırmak, bu yolla onun topluma uyumunu sağlamaktır; topluma uyan insan, ahlaklı ve erdem¬lidir. Değişme değil; gerçek olan değişmemedir. Onun için geçmişte elde edilen kesin doğrular, yeni kuşaklara aktarılarak hem değişme önlenmeli, hem de kuşaklar arasındaki çatışma engellenmelidir. Geçmişin bilgi ve becerileri yeni kuşaklara kazandırılırsa, onlar da eski kuşaklar gibi davranır; böylece değişme ve çatışma önlenir; kültürel miras da korunur. Bu bağlamda eğitimin hedefleri; "Kişinin toplumsallaşmasını sağlama, başat kültürel değerleri ona kazandırma, değişme ve çatışmayı önleme, kültürel mirası koruma, topluma uyumunu sağlama, bilgi ve becerili insanlar yetiştirme" olabilir.
Bu hedefleri öğrenciye kazandırmak için, toplum bilimleri (sos¬yoloji, psikoloji, tarih vb.), fen bilimleri (fizik, kimya, biyoloji vb.), genel kültür (dil, güzel sanatlar, felsefe ile matematik, geometri) gibi dersler okul yetişeklerinde yer almalıdır; çünkü insanın toplumsal ve kültürel yanı birlikte geliştirilmelidir. Bu derslerdeki içerik, başat kültürel değerlerle donanık olmalıdır. Üzerinde anlaşılamayan, çözül¬memiş (toprak reformu, vergi adaleti, insan haklan vb.) ve gelecekle ilgili sorunlar içerikte yer almamalı ve sınıf ortamına getirilmemeli¬dir.
Eğitim Durumlarında, konular ve dersler önemli olduğundan dolayı, öğrenci değil; öğretmen merkezdedir; çünkü kültürel mirasın temsilcisi öğretmendir. O, doğru ve tutarlı bilgilerle donanıktır. Öğrenci, doğuştan hiçbir bilgi ve beceriye sahip değildir. O, görüş, sav üretecek, beceri gösterecek düzeyde olmadığından, öğretmenin dediklerini ezberlemek, yapmak, tekrarlamak zorundadır. Öğrenci, ki¬tapların yazdıklarını, öğretmenin yapıp anlattıklarını yerine getirerek yeteneklerini ve aklını geliştirebilir. Öğretmen, eğitim ortamında öğrenciye yol göstermeli ve onu sürekli denetlemelidir; çünkü öğrenme sıkı çalışma ve disiplin ister. Sorunların çözümü, soruların yanıtlan öğretmence bilindiğinden dolayı, çözüm ve yanıtlan öğret¬men vermelidir. O, öğrencilere çözüm ve yanıtlan öğretmelidir. Öğ¬rencilere soruyu sorup, onların çözmelerini istememeli, yani problem çözme yöntemini, tartışma tekniklerini kullanmamalıdır; çünkü bu tür etkinlikler, zaman ve emek kaybına neden olabilir.
Öğretme işini öğretmen yaptığından ve bu iş ondan beklen¬diğinden, o, etken; öğrenci ise, edilgendir. Öğrencinin istendik davranışları kazanması değil; önemli olan konuların belli süre içinde işlenmesidir. Böyle olmakla beraber, problem çözme yöntemi ve tartışma bazen; yaparak ve yaşayarak öğrenme ise, belli yaşlarda, meslekî ve teknik eğitim verilen kurumlarda kullanılmalıdır. Bu du¬rumlarda da öğretmen ve konular yine merkezde olmalıdır. Üzerinde anlaşmaya varılmamış, tartışmaya açık olgu ve olaylar, sınıf ortamına getirilmemelidir; çünkü onların çözümü bilinmemektedir. Bundan başka yaşamda olup biten tüm olgu ve olaylar, değişmeler, gelecekle ilgili sorunlar okulu ilgilendirmediğinden, eğitim ortamında ele alınmamalıdır.
Öğretmen, eğitim ortamında, gerektiğinde cezaya başvurmalı, otoriteyi elden bırakmamalıdır. Ayrıca öğretmen, "kendi kendini de¬netleme beceri ve yeteneğini" öğrenciye kazandırmak için, gerekirse, çekinmeden zor kullanmalıdır.
Değerlendirme (sınama) durumunda ise, öğretmen kendi yapıp anlattıklarım, kitabın yazdıklarını öğrencilere sormalı; öğrenciler de yanıtı ezberleyip vermelidir. Öğrencilere akıllarını çalıştırıp çözecekleri sorular, çoğu zaman sorulmamalıdır. Mesleki ve teknik eğitimle ilgili sınama durumunda ise, öğrencinin araç-gereç kullana¬rak işi, ürünü davranışı vb. yapıp göstermesi istenmelidir. Kitaplarda bulunmayan, derste işlenmeyen konularla ilgili sorular öğrenciye so¬rulmamalıdır

İLERLEMECİLİK (PROGRESSİVİSİM)

Pragmatizme dayanır. İlerlemeciler için hedefler; "sürekli değişmeye açık olma, doğa ve yaşamdaki değişmeyi denetleyip yeniden yarat¬mayı sağlama, demokrasiyi gerçekleştirme ve yaşatma, hem toplum hem de kişiyi dengede tutma, bilimsel yöntemi kullanma, deneme-yanılmayı kullanma, hiçbir bilgiyi, mutlak doğru kabul etmeme, kişi¬nin biyolojik ve toplumsal yanını yaşantılarıyla geliştirme, değiş¬meyen, ideal bir varlığı değil, sürekli değişen bir yaşamı temele al¬ma, canlı, özgür, bağımsız, girişken, yaratıcı, sorumluluk alan, hoşgörülü, bilinçli, kendini sürekli yenileyen, demokrat insan ye¬tiştirme, yararlı olanı, doğru, iyi, değerli kabul etme, toplumla birey arasındaki anlaşmayı sağlama, öğrencilerin kendi yaşantıları yoluyla zihnini ve gizil yeteneklerini geliştirme, düşünmeyi öğretme, kişiyi, toplumun ehliyetli, muktedir ve verimli bir üyesi yapma, kubaşık çalışma vb." olabilir.
Eğitim yaşamdır; yaşama hazırlık değildir. Bu nedenlerden doğayı, okullarda her türlü derse yer verilmelidir. Yaşamda, hangi mes¬lekler varsa, hangi sorunlar bulunuyorsa, hepsi okullarda yer almalı ve öğrenci de yaşama gitmelidir; çünkü konular amaç değil, birer araçtır. Dersler; doğa bilimleri, iş ve meslek eğitimi, dil, matematik, geometri, tarih, coğrafya, resim, müzik, beden eğitimi vb. olabilir. Bunlar, yukarda belirtilen hedefleri gerçekleştirmek için, birer araç olarak kullanılmalıdır. Tarih, coğrafya vb. derslerle, öğrencinin görüş açılan genişletilmelidir. Doğa bilimleriyle (fizik, kimya, biyoloji vb.) ona egemen olma ve doğayı değiştirme sağlanmalıdır. İş ve meslek dersleriyle hem kendini tanıma, hem de verimli olma gerçekleştirilmelidir. Dil dersleriyle düşünce, görüş ve savların, duy¬guların paylaşılmasına, eleştirilip anlaşılmasına, yeni düşünceler oluşturmak için, yeni yöntem ve tekniklerin saptanmasına gidilmeli¬dir. Bu dersler arasında doğa ve toplumsal bilimlere ağırlık verilmeli¬dir; çünkü öğrenciden doğa ve topluma egemen olması ve ona etkin bir biçimde katılması istenmektedir. Üstelik bu derslerde öğrenilenler, öğrencinin gizil güçlerinin ve zihninin gelişmesini sağladığından ko¬lay kolay unutulmaz.
Eğitim Durumları, İlerlemecilere göre aşağıda belirtilen ilkele¬re uymalıdır:
Konular, dersler, öğretmen değil; tersine öğrenci merkeze alınmalıdır; çünkü eğitilecek olan odur. Eğitimin bir ereği de, çocukta gizli olan yetenekleri geliştirmektir. Bu da ancak yine yetenek vurmakla sağlanabilir. Bu nedenden dolayı, çocuğun yetişmesi:. c dış etmenlerden çok, yaradılışına ve özel kişiliğine önem verilmelidir. Bu ise, çocuğun kendi kendini yetiştirmesi için, kendindeki gizil güçlerden yararlanması demektir. Bunun için, eğitim ortamında öğrenci merkeze alınmalı, diğer tüm değişkenler, ona göre düzenlenmelidir (Dewey 1933: 3-4).
Öğrenme, yaşantı yoluyla gerçekleşir. Öğrencinin zengin yaşantılar geçirmesi sağlanmalıdır; çünkü bunlar onun olgun¬laşmasına, kendini değiştirmesine neden olur. Bunun için, çocukta öğrenmeye karşı ilgi uyandırılmalı, onun önceki yaşantılarından ya¬rarlanılmalıdır. Yani hiçbir zaman zora, baş vurulmamalıdır.
Olay, olgu ve sorunlar öğrenciye sunulmalı, onun bunlardan yargılar çıkarması sağlanmalıdır. Bu yolla, onun düşünmesi, düşüncelerini değiştirip geliştirmesi gerçekleşebilir; çünkü eğitimde neyi düşüneceği değil, nasıl düşüneceği önemlidir. Bu, aynı zamanda "öğrencinin neyi değil, nasıl öğreneceği " temele alınmalıdır demektir.
Fakülte psikolojisi anlayışından vazgeçilmelidir; çünkü insan zihni, bir bütündür. O, algı, imgelem, dikkat, akıl, dil ve irade gibi fakültelere bölünmemiştir. Bunlar üzerinde ayrı ayrı çalışmalar yapa¬rak, insan zihni gelişmez; çünkü bunlar, herhangi bir işin yapmasında ayrın ayrı değil tersine, duruma göre birbirleriyle bağlantı kura¬rak çalışırlar. Bu nedenden dolayı, eğitim durumlarında, zihnin tüm özelliklerini geliştirmek için, öğrencinin problem çözme (yansık düşünme) yöntemini kullanması sağlanmalıdır. Bunun için, Öğrenciye yaşamdan alınmış ve düzeyine uygun bir sorun verilmeli, bunu sınırlaması ve sorunu belirlemesi, daha sonra olası çözüm yollarını yani denenceleri üretmesi, denenceleri sınaması, olası sonuçlan kestir¬mesi, sonuçları gözden geçirmesi istenmelidir. Bilimsel yolu da kendisinin bulmasısağlanmalıdır.Bu ortamda öğrencinindeneme yanılma yapmasına imkân verilmelidir. Ayrıca öğrenci, tümevarımı ve tümdengelimibirliktekullanmalı,özellikledetümevarımıişe koşmalıdır. Eğitim ortamı bunu sağlayacak biçimde düzenlenmelidir. Ayrıca kubaşık çalışma işe koşulmalı ve proje yöntemi uygulan¬malıdır.
Okul, yaşamın kendisidir. Yaşamdaki her türlü olgu ve olaylar eğitim ortamına getirilmeli, ya da öğrenci bunlara götürülmelidir; çünkü eğitimin görevi, öğrencinin içinde yaşadığı topluma, etkin bir biçimde katılmasını sağlamaktır. Toplum ve doğadaki olgu ve olayları çözmeden, insan, onlara egemen olamaz ve uyum sağlayamaz. Bu nedenden dolayı, okul, toplumsal yaşamın yaşanıldığı bir yer ol¬malıdır. İş eğitimi de buna yardım edeceğinden, okul, bu tür eğitime ağırlık vermelidir. Bu tür eğitimde işin ekonomik değeri değil; top¬lumsal bilinç ve kudreti geliştirmesi ağırlık taşımalıdır. Yani öğrencinin elle tutulur, gözle görülür, yaşam için yararlı bir yapıt orta¬ya koyması için, eğitim ortamı düzenlenmelidir.
Eğitim ortamında kurama değil; uygulamaya ağırlık verilmelidir; çünkü kitaba bağlı öğrenci, olayların nedenlerini ve hangi nedenlerin, hangi sonuçlan doğurduğunu kavrayamaz. Üstelik kitabî bilgiler, çabuk unutulur. Bunların anlamlan da çoğu zaman bilinmez. Oysa, uygulama sonucu öğrenen çocuk, ilişkileri kavrar; öğrendiklerini de unutmaz. Uygulama; bilimsel yöntemin, deneme-yanılmanın, kubaşık çalışmanın ve proje yönteminin kullanılmasını gerekli kılar. Tüm bun¬lardan dolayı, eğitim ortamında uygulamaya ağırlık verilmelidir.
Eğitim ortamında, yapay değil; doğal disiplin sağlanmalıdır. Bu¬nun için, deneme yanılma, yaparak- yaşayarak öğrenme, proje çalışması ve bilimsel yöntem işe koşulmalıdır. Böyle bir ortamda ses¬sizlik, suskunluk biçiminde bir disiplin olmamalıdır; çünkü herkes bir işle uğraşmaktadır; elini, kolunu bağlamış değildir. Diğer kişilerle birlikte verimli çalışan bir ortam vardır. Kişi; işin, araştırmanın, gözlemin, deneyin gereklerine göre hareket etmelidir. Böyle davranınca, zaten disiplin sağlanmış olur. Ayrıca eğitim ortamında, ceza¬ya baş vurulmamalıdır. Tersine öğrenciyi yüreklendirme, temele alınmalıdır.
Eğitim ortamı, demokratik olmalıdır. Öğrencilerin ilgi duydukları olay, olgu ve konuları sınıfa getirmeli, bunlar üzerinde gözlem, deney, araştırma, inceleme yapmaları ve tartışmaları sağlanmalıdır.
Böyle bir eğitim ortamında, öğretmen; anlatan, açıklayan değil: tersine yol gösteren, yardım eden, rehberlik yapan, imkân tanıyan bir görev üstlenmelidir. Bunun için, öğretmen, her öğrencinin gizil güçlerini geliştirmek amacıyla, seçenekli, zengin öğrenme ve öğretme yaşantılarını sınıfa getirmelidir. Yani eğitimi esnek bir plan dahilinde yapmalıdır.
Sınama Durumları, ezbere dayanmamalıdır. Öğrenciye yaşamda karşılaştığı, ya da karşılaşacağı sorunlar ve doğal problem¬ler sorulmalı, onlardan bilimsel yöntemi kullanarak bunları çözmesi istenmelidir. İş ve meslek eğitiminde ise, iş ve üründen çok, sürece ağırlık veren bir değerlendirme işe koşulmalıdır. Ayrıca sınavlar, öğrencinin gizil güçlerini ortaya koymak ve onları uygun yetişeklere yerleştirmek amacıyla da kullanılmalıdır.

YENİDEN KURMACILIK (RECONSTRUCTIONISM)

İlerlemeciliğin devamı olan bu akımın dayandığı felsefe, Pragmatizmdir.
Eğitim, bir değişim aracı olduğu kadar; bir denge aracıdır da; çünkü yaşam sürekli değişmektedir. Yaşam; yalnız yaşanan an de¬ğil; fakat aynı zamanda gelecektir. Gelecek, ontolojinin bir parçası olacak denli gerçektir. İnsan, yalnız yaşadığı anı değil aynı zamanda geleceği de düşünmek zorundadır. Yaşam, sürekli değişme ol¬duğundan, insan her an, onu yeniden kurmak zorundadır; çünkü bu işi yapmazsa, mutlu olamaz; dünya uygarlığını ve barışını kuramaz. Eğitim, bu amacı gerçekleştirmek için, güçlü bir araç olarak kul¬lanılmalıdır. Bu nedenden dolayı, eğitimin görevi; bu amaçlan belirle¬me, yürütme, geçerli kılma ve tutarlı değerlerle doldurmadır.
Bu bağlamda, eğitimin hedefleri; "dünya uygarlığım kurma, barışı ve insanların mutluluğunu sağlama, uygulama yoluyla değişmeyi gerçekleştirme, sevgi, işbirliği, denge vb. değerleri kazandırma, bu tür tutarlı kültürel değerlerin sürekliliğini sağlama, bilimsel yöntemi ve eleştirisel düşünceyi kullanma, demokratik yaşam biçimini işe koşma, yaşamı sürekli yeniden kurma, bir sonraki hareke¬ti planlama, akıllıcı eylemde bulunma, hiçbir bilgiyi mutlak (kesin doğru) kabul etmeme, kişinin gizil yeteneklerini ve zihnini geliştirme vb." olabilir.
Eğitim, yalnız yaşam değil; aynı zamanda gelecektir. Bunun için her türlü ders ve konular sınıf ortamına getirilmelidir. Bunların büyük bir çoğunluğu gelecekle ilgili olmalıdır. Dersler; sosyal bilim¬ler, doğa bilimleri, iş ve meslek eğitimi, edebiyat, dil, beden, müzik, resim, matematik, geometri vb. olabilir. Bu dersler içinde, sosyal ve doğa bilimlerine ağırlık verilmelidir. Ayrıca tutarlı kültürel değerler, içerikte bulunmalıdır. Bunlar; sevgi, demokrasi, işbirliği, barış, dünya uygarlığı, kardeşlik gibi geliştirilmesi kararlaştırılan değerlerdir. Kişiden doğayı, özellikle de toplumu yeniden kurması beklen¬diğinden; doğa ve toplumla ilgili olgu ve olaylara sınıf ortamında yer verilmeli, ya da öğrenci böyle ortamlara gönderilmelidir
İçerikteki bilgi, kesin (mutlak doğru) değil; tersine her an değişebilecek bir nitelikte sunulmalıdır; çünkü mutlak doğru yoktur. Üstelik evrende sürekli bir değişme vardır.
Yenidenkurmacılık'ta, önemli olan amaçlarda-. Bu nedenden do¬layı dersler, konular, içerik amaçlara göre düzenlenmelidir; çünkü bunlar araçtır. Bu araçlar, öğrencinin gizil güçlerini geliştirecek, doğayı ve toplumu yeniden kuracak, kubaşık çalışmayı destekleyecek, bilimsel yöntemi ve eleştirisel düşünmeyi geliştirecek nicelik ve nite¬likte olmalıdır.
Yenidenkurmacılık'ta, eğitimin görevi; toplumu sürekli yeniden şekillendirmek ve düzenlemektir. Bunun için okul, açık seçik bir şekilde toplumu değiştirme ve yeniden kurmayı sağlayacak yetişekler geliştirmeli ve uygulamaya koymalıdır. Kişiler; hem bu düzeltimi gerçekleştirecek, hem de denetleyecek biçimde yetiştirilmelidir. Bu iş, her kişinin düşüncelerini değiştirmekle sağlanabilir; çünkü kişinin düşüncelerini değiştirmeden, toplumsal düzeltim ve onun yeniden ku¬rulması gerçekleşemez. Bunun için eğitim durumları şöyle düzenlenmelidir:
Toplumu değiştirmede temel sorumluluk okuldadır. Bunun için öğrenciler, toplumu yeniden kuracaklarına inandırılmalıdır. Bu işte te¬mel güç, öğretmendedir. Öğretmen, bu amaçlan gerçekleştirecek tüm araç-gereçleri, öğretme-öğrenme strateji, yöntem ve tekniklerini işe koşmalıdır. Bunlar, bilimsel yöntemi kullanmayı, özellikle de eleştirisel düşünmeyi sağlayacak nicelik ve nitelikte olmalıdır.
Sınıf ortamı, demokratik olmalıdır. Amaca hizmet eden her türlü düşünce, görüş ve savlar eğitim ortamına getirilmeli, öğrencilerin tartışarak sonuçlara varmaları sağlanmalıdır. Öğretmen hiçbir savın, düşüncenin, görüşün yanında yer almamalı, herhangi bir sav, görüş ve düşünceyi empoze etmemelidir. Görüşlerin, savların ve düşüncelerin kabul, ya da ret edilmesi öğrenciye bırakılmalıdır.
Uygulamaya ağırlık verilmelidir. Bunun için, deney, gözlem, ge¬zi vb. gibi etkinlikler eğitim ortamında öğrenci tarafından kul¬lanılmalıdır.
Gelecekle ilgili toplumsal ve doğal sorunlar üzerinde durulmalı; öğrencilerin bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri ileri sürmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca, öğrenciler bu tür sorulan sınıfa getirmelidirler.
Tüm bu etkinlikler için, yeni öğretme-öğrenme strateji, yöntem ve teknikleri geliştirilmeli ve eğitim ortamında kullanılmalıdır. Öğrenciler, eğitim ortamına etkin bir biçimde katılmalıdırlar.
Eğitim ortamında ceza, kesinlikle kullanılmamalıdır.
Sınama durumunda, sorular; genellikle eleştirisel düşünmeyi ve bilimsel yöntemi öğrencilerin kullanıp kullanmadığını ölçecek ni¬celik ve nitelikte olmalıdır. Ayrıca sorular; çoğu kez, gelecekle, top¬lumsal ve doğal olgularla ilgili olmalıdır. Sınavlar; her öğrencinin gi¬zil yeteneğini belirlemek ve onu uygun yetişeklere yerleştirmek için de kullanılmalıdırEdited by: kardelen_7
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  2017 KPSS Tarihi Açıklandı 3. Sınıfta Olanlar KPSS'ye Hangi Düzeyden Girecek? egitiyorum 1 619 09-03-2010 11:51 PM
Son Mesaj: egitiyorum
  Kpss A ve Kpss B Ders Notları ve Çıkmış Sorular egitiyorum 1 639 09-03-2010 11:47 PM
Son Mesaj: egitiyorum
  KPSS mp3 ders anlatımları Onlarca konu ve ders... Harika anlatımlar Kpss egitiyorum 1 687 09-03-2010 11:45 PM
Son Mesaj: egitiyorum
  KPSS Döküman Arşivi-Videolu Ders Notları ve KPSS Hazırlık Kitapları egitiyorum 1 961 09-03-2010 11:44 PM
Son Mesaj: egitiyorum
  2017 Full kpss Denmeleri ve Kpss ile ilgili dev dökümanlar... egitiyorum 1 1,267 09-03-2010 11:43 PM
Son Mesaj: egitiyorum

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir