Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İstenmeyen Davranışlarla Baş etme
Mesaj: #1
1. Hafif Düzeydeki İstenmeyen Davranışlarla Baş Etme

A- Sözel olmayan müdahaleler

—Göz Kontağı: İstenmeyen davranışı yapan öğrenciyle göz teması kurmaktır. Davranışının rahatsızlık verdiği ve bitmesinin beklendiği hakkında bilgi verme ve iletişime davet etme açısından çok önemlidir. İstenmeyen davranışı yapan öğrenciyle ilk olarak göz kontağının kurulması, diğer öğrencilerin olayın farkına vararak, dersten kopmalarını önler.

—Dolaylı İleti (İpucu): Yanlış davranışı gösteren öğrenci üzerine odaklaşmadan, ona hatalı davranışını düzeltmesi için verilen bir işarettir. Bunlar, öğretmenlerin suçlamak için değil, bilgilendirmek için kullandıkları sözel olmayan davranışlardır. El-kol işaretlerini kullanma, sınıftaki eşyalardan yararlanma (ışıkları yakıp-söndürme, masaya elle ya da bir kalemle hafifçe vurma, perdeleri açıp kapama vb.) yaramazlık yapan öğrenciye yaklaşma, hafifçe omzuna dokunma öğretmenin o davranışları fark ettiğini dolaylı göstermesinin en temel yollarındandır. Bu tür tepkiler "ne yaptığını görüyorum ve bundan hoşlanmıyorum" mesajını taşımaktadır. Ayrıca sözel yönergelere göre daha az direktif olduğundan verilen görevleri yapmak için öğrencileri sorumluluk almaya teşvik etmektedir.

B- Sözel müdahaleler
Bazen öğretmenler sözel olmayan müdahalelerin olanaklı olmadığı durumlarla karşılaşabilirler. Küçük bir öğrenci grubu ile ilgilenirken yaramazlık yapan bir öğrenciyle göz teması kurmak mümkün olmayabilir ya da sınıfın bir ucundan kalkıp o öğrencinin yanına gitmek, yaramazlık yapan öğrencinin yaptığı davranıştan daha çok rahatsız edici olabilir. Bazen de dolaylı müdahaleler yapılmasına rağmen istenmeyen davranış devam edebilir. Bu gibi durumlarda sözel müdahaleler kullanılabilir.

-Basitçe öğrencinin ismini söyleme, öğretmenin sınıfta olan bitenlerin farkında olduğu mesajını verir ve öğrencinin dikkatini çeker. Fakat bu tür müdahalelerde öğrencinin onurunu zedelememeye, öğrenciye suçüstü yakalandığı hissini vermemeye ve utandırmamaya özen gösterilmelidir. Öğrencinin ismini o anda yürütülen etkinlikle ilişkili olarak dile getirmek daha uygundur. "Vahide, ödevlerimizi yapmaya hemen başlıyoruz" gibi.

-Kızgınlığı kırıcı olmayan bir biçimde ifade etme ve kızgınlığa neden olan koşulları belirterek, "ben dili" mesajları gönderme, öğrenci ile değil, sorunla uğraşılmalıdır.

-Mizah kullanma, öğrenciye davranışını hatırlatmanın bir başka kibar yoludur. İyi kullanıldığı takdirde sınıf ortamının eğlenceli yanlarını anlayabildiğini öğrencilere gösterir.

-Sınıf kurallarını gözden geçirme, uygun olmayan davranış öğrenciler arasında çok yaygın hale gelirse sınıf kurallarını tüm sınıfla gözden geçirme yararlı olacaktır. Özellikle tatil dönüşü, hafta sonu ya da uzun aralardan sonra bu gereklidir.

-Karşılaşacakları yaptırımları hatırlatma ve seçim yapmalarını isteme, "örneğin, uzaktan bağırarak seslenmek yerine konuşmak için elini kaldırman gerekiyor, aksi takdirde söz hakkı alamayacaksın" gibi. Bu tür ifadeler istenen davranışı göstermenin yanı sıra uygun olmayan şekilde davranmaya devam ettikleri takdirde yaptırımın uygulanacağı konusunda öğrencileri uyarır. Ayrıca yaptırımların nedensiz uygulanmayacağını da vurgular.

-Görmezden gelme, eğer istenmeyen davranış oldukça kısa süreli ve çok fazla dikkat dağıtıcı değilse en iyi tepki biçimi hiç tepki vermemektir. Hafif düzeydeki yaramazlığı görmezden gelmenin bir dezavantajı, öğrencilerin öğretmenin sınıfta olup bitenden haberi olmadığı sonucuna varmasına neden olabilmesidir. Eğer öğretmenin fark etmediğini anlarlarsa ellerinden geldiğince yaptıkları davranışa devam edebilirler. Bu durumda problem sınıfın geneline yayılabilir. Bu yüzden öğretmenler dikkatli bir şekilde sınıfı gözden geçirmelidirler. Ancak görmezden gelme sınıfta olan bitene tamamen kör ve duyarsız kalma anlamına gelmemelidir.

İmages
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
Mesaj: #2
2. Daha Ciddi Düzeydeki İstenmeyen Davranışlarla Baş Etme

Bazen istenmeyen davranış yukarıda belirtilen tepkilerin yeterli olmayacağı kadar ciddi olabilir. Bu gibi durumlarda öğretmen istenen davranışı elde etme konusunda ısrarlı olduğunu göstermek için yaptırımlara başvurabilir. Öğretmenler kural ve prosedürleri öğretirken yaptırımlar hakkında bilgi verdikleri takdirde öğrenciler kuralları ihlal etmenin ne gibi sonuçlar doğuracağını başlangıçtan itibaren anlamış olacaklardır. Yaptırımları kullanırken dikkat edilecek önemli noktalardan bazıları şunlardır:

Yaptırımın amacı öğrenciyi incitmek değil, davranışını değiştirmesine yardım etmektir.

-Eğer bir öğrenciye gerçekten çok kızgınsanız en iyi fikir öğrenciyle yapılacak konuşmayı o an için kısa bir süreliğine ertelemektir.

-Yaptırımlar sakince uygulanmalıdır

-Yaptırımı uyguladıktan sonra öğrenciyle tekrar ilgilenmek ve olumlu bir ilişkiyi tekrar oluşturmak gerekmektedir.

-Yaptırımlarmümkünolduğuncaistenmeyendavranışlamantıksalbir ilişkiiçinde sunulmalıdır.

Aşağıda bazı yaptırım örnekleri kısaca açıklanmaya çalışılmıştır.

-Öğrenciyi Gruptan İzole Etme (Mola): Eğer istenmeyen davranış öğretimi engelliyorsa öğrenciyi grubun dışında bir yerlere göndermek ama bunu olumlu bir biçimde yapmak gereklidir. Genellikle öğrencinin yerini değiştirme, sınıfın bir köşesinde veya okuldaki bir başka sınıfta (time-out area), bir süre tek başına kalmasını sağlamak şeklinde uygulanır.

-Ayrıcalıkları Geri Alma (İmtiyaz Kaybı): Özellikle öğrencilerin davranışlarının diğer öğrencileri olumsuz yönde etkilediği durumlarda istedikleri yere oturma haklarını kaybetme, arkadaşlarıyla çalışmasına izin vermeme gibi öğrencilerin sevdikleri etkinliklere katılmasını engellemedir. Örneğin, müzik, spor drama etkinliklerine katılımın engellenmesi ya da serbest zamanın alınması gibi.

-Öğrencinin yapmakta Olduğu Etkinliği Bitirene Kadar Sınıftan-Okuldan Ayrılmasına İzin Vermeme: Sınıfta çalışmasını tamamlamayan bir öğrencinin, çalışmasını bitirene kadar sınıfta kalmasını sağlamak örnek olarak verilebilir.

-Öğrenciyi Müdürün Ofisine Gönderme: Özellikle öğrenci sayısının fazla olduğu okullarda, öğrenciyi müdüre gönderme sık kullanılan bir yaptırımdır. Müdür ya da müdür yardımcıları, disiplin problemlerinin çözümünde temel sorumluluk sahibi olduklarından, başka okula transfer, okuldan uzaklaştırılma ya da profesyonel yardım gerektiğinde havale etmek için gerekenleri yapabilmektedirler.

-Aileyle görüşme: Sürekli yaramazlık yapan öğrencinin velisiyle görüşme izlenebilecek bir diğer stratejidir. Öğretmenlere çocuklar zarar verici oldukları zaman, aileyi arayarak ya da öğrenciyle eve bir not göndererek, aileyi okula çağırmalarını ve onlardan yardım istemeleri önerilir. Öğretmenler aileden, öğrenciye, evde televizyon izlememe, odalarından çıkmama, sosyal etkinliklerden bir süre uzak tutma gibi yaptırımlar uygulamalarını isteyebilir.

-Öğrenciyi Başka Bir Sınıfa Gönderme: Öğrenciyi, yaptıklarını değerlendirmesi ve bir süre bulunduğu ortamdan uzaklaştırma amacıyla başka bir sınıfa gönderme yaptırımının pekiştireç olarak algılanmaması için öğretmenlerin çok dikkatli olması gerekmektedir.

İmages
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
Mesaj: #3
3. Kronik Düzeydeki istenmeyen Davranışlarla Baş Etme

Sözel olmayan işaretler, sözel uyarılar ve yaptırım uygulama gibi stratejiler ısrarlı davranış problemleri olan bazı öğrencilerin problemleriyle başa çıkmada yeterli olmayabilir. Eğer öğretmen böyle bir durumda güç kullanarak (ceza) öğrencinin kaybettiği bir savaş başlatırsa, öğrenci kaybetme pahasına kendi bildiğini yapmak için güç kullanmaya (istenmeyen davranışlar gösterme) devam edecektir. Gordon (1995) böyle bir durumda ne öğrencinin, ne de öğretmenin güç kullanmayacağı, her iki taraf içinde kabul edilebilecek ve her birinin kazanacağı çözümler üretmeye yönelik olan problem çözme yöntemini önermektedir. Öğrencinin katılımını gerektiren ve davranışlarını kontrol etmek için öğrenciye sorumluluk veren"kaybeden yok" ya da problem çözme yöntemi altı aşamadan oluşan bir süreçtir.

-Sorunu Tanımlama: En önemli basamaktır. Öğretmen etkin dinleme ve ben iletileri kullanarak, öğrencilerin sorunlara odaklaşmalarına ve sorunu tanımalarına yardım etmelidir. Bu aşamada öğretmen bir çözüm bulma ya da değerlendirme yapma yoluna gitmez. Gereksinimlerinin farkına varma ve bunu dile getirme konusunda öğrencilere yardımcı olmaya çalışır.

-Olası Çözümler Üretme: Amaç, beyin fırtınası ile üretilen çözümler üzerinde değerlendirme yapmadan, öğrencilerin sorunla ilgili farklı çözüm önerileri üretebilmelerini sağlamaktır. Bu aşamada öğretmenin yapması gereken, öğrenci katılımını yüreklendirme ve rehberlik yapmaktır.

-Çözümleri Değerlendirme: Dile getirilen duygu ve düşüncelerin doğru biçimde anlaşıldığından emin olmak için etkin dinleme kullanılmalı, çözümde uzlaşana dek herkesin görüşü alınmalıdır.

-Karar Verme: Herkesin beğendiği, benimsediği çözümü bulmak önemlidir. Ortak karar alma yönünde çalışma ve öğrencilerden, her çözümün seçildiğinde nasıl işleyeceğini akıllarından geçirmelerini isteme, önerilen çözüm yollarının karar verilmeden önce test edilmesini sağlar.

-Kararın Nasıl Uygulanacağını Belirleme: Karar alınırken kimin, neyi, ne zaman yapacağı açık olmak zorundadır. Bu nedenle standartlar belirlenerek not edilmelidir.

-Çözümün Başarısını Değerlendirme: Bu basamağın ana düşüncesi, çözümlerin etkili olup olmadığını denetlemektir.

Öğretmenler, karşılaşılan sorunun ciddiyetine bağlı olarak gerektiğinde, aileye bir danışman ya da psikologdan profesyonel yardım almalarını önermelidir.

İmages
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir