Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Dyslexia
Mesaj: #1
DYSLEXIA

Dyslexia'yı okul sorunlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Çünkü bu problem kendisini okul öncesinde belli etse de, çocuk okula başladığında bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bu çocuklarda okumayı öğrenmede bir güçlük vardır. Bu güçlük ilk yılda öğretmen tarafından fark edilir. Öğretmen böyle bir çocuğun önce zekâsından kuşku duyar. Ama bu kuşkusu, çocuğun anlamasında bir sorun olmadığını anladığında ise, öğretmenin kafasında, “bu çocukta ne var” şeklinde bir soru işareti oluşturur.
Öğretmen sınıftaki diğer çocuklarla kıyasladığında, anlama sorunu olmayan, hatta zaman zaman “bu çocuk zeki bir çocuk” sonucuna da vardığı öğrencisi için "acaba psikolojik bir sıkıntı içinde mi?" diye endişeye düşebilir.
Öğretmen bu çocukları fark ettiğinde, aileyi çağırıp onlardan çocuklarını bir psikologa götürmelerini ister. Bu, en sağlıklı ve de olması gereken yoldur. Bundan sonra, yapılması gerekenler sistemli bir biçimde başlayacaktır.
Bu çocuklarda hiperaktivite (aşırı hareketlilik), dyslexia'nın yanı sıra bu tabloya eşlik edebilir. Böyle bir durumda öğretmen bu çocuğu şımarık, saygısız, iyi yetişmemiş veya terbiyesiz olarak değerlendirebilir. Bu durumda sınıfta çocuğa tavrı da farklı olacaktır.


BU TÜR KARIŞIKLIKLARA SEBEP OLMAMAK İÇİN ÖĞRETMENLERİN BİLMESİ GEREKENLER:


1. Dyslexia probleminde çocukların zekâ sorunu yoktur.


2. Dyslexia problemi olan çocuklarda dikkat bozukluğu bulunur. Bu çocuklardaki dikkat bozukluğu sistemli, kararlı bir dikkat eğitimi ile kontrol altına alınabilir. Bu konuda aile veya çocuğa yardım edecek uzman kişiler çocuğu belli bir seviyeye gelene kadar düzenli bir şekilde takip etmelidirler. Bir şeker hastasında diyet ne şekilde uygulanıyorsa, burada da bu çalışma, düzenli ve uzun vadeli olarak düşünülmelidir. Zaman zaman anne veya baba "yaptık, olmadı" demektedirler. Çabuk sonuç almak dyslexia'da beklenilmemelidir.


3. Bu çocuklarda hiperaktivite (aşırı hareketlilik) durumu da birlikte görülebilir. Bu durumda, yukarıda biraz bahsettiğimiz gibi özellikle öğretmen çocuğun bu durumunu değerlendirirken zorluk çekebilecektir. Bu aşırı hareket, çocuğun isteyerek, bilerek veya öğretmenini kızdırmak için özellikle yaptığı bir durum değildir.
Özellikle öğretmenlere söylemek istediğimiz; bu tür çocuklar eğer sınıfta sırada oturmakta güçlük çekiyor, dersi takip etmekte zorlanıyorlarsa veya ders sırasın da sıradan kalkıp sınıfta dolanıyorlarsa, bu hareketleri kendi güçlüklerinden ileri gelmektedir. Özellikle öğretmene karşı yapılmış bir davranış veya saygısızlık örneği değildir.


4. Böyle farklı hareketleri olan bir çocuk sınıf içinde sınıfın uyumunu bozacağından dolayı, en sağlıklı yol aile ile konuşup bu çocuğu bir psikologa gönderip öncelikle bir durum saptaması yapılmasını sağlamaktır.


5. Durum saptamasında çocuğun dyslexia şikâyeti kesinleştiğinde bu defa psikologla işbirliğine girmek, ondan dyslexia konusunda bilgi almak gerekecektir. Çocuktaki dyslexia'nın derecesi öğrenilmelidir. Ayrıca hiperaktivite ve dikkat bozukluklarının bu durumdaki etkileri de öğrenilmelidir.


6. Böyle bir çocuk özellikle okumayı öğrenmede ve yazı yazmada zorlanacaktır. Bu konuda kendisine sistemli bir ek eğitim verilmelidir. Bu eğitim anne veya aileden bir birey tarafından olabileceği gibi, bir psikolog veya bir öğretmen tarafından da verilebilir.


7. Çocuk okumadaki ve yazmadaki güçlüklerinden dolayı diğer arkadaşlarına oranla gecikmeli olduğundan, onların alaylarına maruz kalabilir. Bu durumda hem çocuğa kendi durumu hakkında bilgi vermek gerekmektedir, hem de anne-babaya çocuğun durumu açık ve ayrıntılı şekilde anlatılmalıdır. Ayrıca öğretmen bu durumda en çok karşı karşıya kalan kişi olduğu için, en fazla öğretmen çocuğun psikologu tarafından aydınlatılmalıdır. Özellikle öğretmenle psikologun işbirliği önemlidir. Bu işbirliği düzenli olarak devam etmelidir.


8. Bu çocukların arkadaşları onların durumlarını açıkça bilmelidir. Bu bilgiyi öğretmen verebilir. Çünkü bu çocuklar bu durumlarından utanmakta, üzülmekte ve çok olumsuz etkilenmektedirler. Bu olumsuz etkiden dolayı zaman zaman okula gitmek istemedikleri ve hatta okulu bırakmak istedikleri gözlenmektedir. Bu konuda çocuğa yardım ve destek olunması gerekmektedir. Bu durum öğretmen-psikolog işbirliği ile halledilebilir.



Sayın öğretmenler, böyle bir durumla karşı karşıya geldiğinizde bir psikologdan yardım isteyin. Bu istek, sizin bilginiz eksik veya siz öğretemediniz anlamına gelmez. Bu, çocukların kendilerinden gelen bir güçlüktür. Bu durum, özel bir eğitim gerektirir. Bu özel eğitimi bir psikolog vererek, sizin işinizi kolaylaştıracaktır.
Dyslexia'da yazma güçlüğü çok etkili olduğu için, öğretmen çocuğu yazma konusunda zorlamamalıdır. Örneğin öğretmen bu tür bir çocuk için yazılı imtihan yerine, bu durumundan dolayı sözlü sınavları devreye sokabilmelidir.
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir