Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çocuğunuzun Dürüst Olması Sizin Elinizde
Mesaj: #1
Çocuğunuzun Dürüst Olması Sizin Elinizde
BİR UYUM bozukluğu olan yalanın özü, yalana niyet etmektir. Hatayla bir şey söylendiğinde o yalan olmaz. Çocuğumuzun ağzından çıkan her gerçek dışı söz, onun yalan söyleme niyetine delil teşkil etmez.

Çocuğumuzun dudaklarının arasından dökülen tüm sözler, önce onun tasavvur dünyasında bulunur. 3-5 yaş döneminde çocuklarımız, hayal dünyalarında ürettikleri şeyleri sanki gerçekmiş gibi çevresindekilere anlatırlar. Bunları yalan olarak isimlendirmemek gerekir. Çünkü çocuk bu dönemde ‘gerçek’ ile ‘hayal’i birbirinden ayırt edebilecek zihinsel ve dil yeteneğine sahip değildir. Her şeyi görselleştirme, rüyalaştırma, fantezileştirme eğilimindedir. Farkında olmamız gereken şey, karşımızda bir yalancı değil bir çocuğun durduğudur. Bunu böyle kabul etmeliyiz. Sanki gerçekmiş gibi hayal kurmak, çocuk gelişimi açısından son derece normaldir.

Bu ayrımı yaptıktan sonra, şimdi kasten yalan söyleyen, yani bilerek gerçeği çarpıtan çocukları ele alabiliriz. Bunun aslına bakarsanız birkaç sebebi var. Çocuklar güç korkusuyla, dikkat çekmek için ya da sırf eğlenmek için yalan söyleyebilirler.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Güç korkusundan dolayı [/b]
Kendisinin güçsüz olduğunu düşünen bir çocuk, yalan söylemek sûretiyle güçlü olan kimsenin onayını alabileceğini ya da ondan kendisine gelebilecek muhtemel zarardan kurtulabileceğini düşünebilir. Anne babanın çocuğu aşırı kontrol ettiği ailelerde genellikle bu durum geçerlidir. Çocuk, anne babasından, davranışlarına ilişkin olumlu bir cümle duymadığı için yalan söyler. Mesela, “Yazılıdan beş aldım,” der. Böylece onların onayını almaya çalışır. Bu tür yalan, daha sonra gençlik yıllarında fabrikasyon usulü yalana dönüşür. Ne, nerede, kiminle soruları üzerinden genç, ilginç kombinasyonlar kurarak yalan söyler. Fakat şunu çok iyi bilmeliyiz ki, bu tür yalanın yerleşmesi, gençlik yıllarından çok önce gerçekleşir. O bakımdan, anne babaların yalanın çocuklarında bir alışkanlığa dönüşüp dönüşmediğini erken yaşlarda takip etmesi önemlidir.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Dikkat çekmek için [/b]
Bazen yalan, doğru söylenmesi halinde elde edilemeyecek şeylerin elde edilebilmesine yardımcı olabilir. Söz gelimi, ihmal edilen bir çocuk, yalana başvurduğunda dikkat çekebilir. Özellikle de söylediği yalanın büyükler tarafından kabul göreceğini biliyorsa… Bunun yanısıra, özellikle gençlik yıllarına doğru çocuklar hem dikkat çekmek hem de kendi gerçeklerini örtmek için yalan söyleyebilirler. Daha çok arkadaş grubu arasında gerçekleşen bu durumda genç, parçalı bir aileden geldiğini ya da fakir olduğunu saklamak için akla hayale gelmez şeyler uydurabilir (“Yazın Paris’teydim,” “amcam fabrikatör” gibi).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Eğlence olsun diye [/b]
Zeki çocuklar eğlenmek için de yalan söyleyebilirler. Başlangıçta bunlar basit şakalar olarak görülür. Fakat masum da olsa bu basit şakalar, daha sonra söylenecek büyük yalan ve aldatmaların fidanlığı olabilir. Bu noktada sevgili Peygamberimizin (asm) tavrını hatırlamamız gerekiyor. Efendimiz, şaka dahi olsa söylediği söze yalan karıştırmazdı. Bir keresinde kendisiyle konuşma halinde olduğu yaşlı bir kadına “Yaşlı kadınlar cennete giremeyecek” demiş ve kadıncağız da bundan çok üzüntü duymuştu. Sonra Efendimiz, tebessüm ederek, “Çünkü genç olarak girecekler” diyerek yaptığı şakanın içyüzünü açıklayarak, yaşlı kadının gönlünü almıştı. Buradan anlaşılan şu ki, söylediğimiz sözün şaka olması, içine katılan yalanı masum kılmaz. O sebeple şakalar da en fazla yanlış anlamaya müsait doğrular içerebilir, ama yalan içeremez.

Öte taraftan, yalanın çocukluğun belli bir döneminde bir arayış emaresi olarak görülebileceği, anne baba tarafından bilinmelidir. Bunun farkında olmak lâzımdır. Çocuklar 6-7 yaşlarında sınırlarını keşfetmek, yakalanmadan ne kadar yalan söyleyebileceklerini görmek için yalan söyleyebilirler. Böyle bir şey meydana geldiğinde, anne baba olarak bir adım geriye çekilip çocuğumuzun niyetinin ne olduğunu anlamamız gerekir. Çocuk burada gerçek anlamda yalan söylemek niyetiyle değil, yalanın sonuçlarını test etme niyetiyle yalan söylemektedir. Üzerine gitmeden oyununu bozacak kadar söz sarf edersek, çocuğumuz bu deneyimini de yara almadan atlatmış olur.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Eğer çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiyseniz, şu maddeleri aklınızda tutunuz: [/b]

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">1.[/b] Çocuğunuza karşı aşırı yumuşak ya da aşırı sert olmayın. Herşeyde olduğu gibi, bu konuda da ‘denge’ çok önemli. Aşırı yumuşak ya da aşırı sert tepkilerin psikolojik ve ahlâkî sonuçları hiç istemediğimiz yönde gerçekleşebilir. Amacımızın aksine, bu yaklaşımlarla çocuğumuzun yalancı olmasına zemin hazırlamış olabiliriz.
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/b]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">2.[/b] Çocuğunuz sıklıkla yalan söylüyorsa, onu yüksek sesle azarlamaktan özellikle uzak durun. Çocuğunuz yalan söylese bile, ona ‘yalancı’ demeyin. Anne baba olmanın temel amaçlarından birisi, çocuğunuzu doğruyu yanlışı ayırabilecek ve kendi iradesiyle ahlâkî davranışlar sergileyebilecek bir noktaya ulaştırmaktır. Bu bakımdan, çocuğunuzun kendisini ‘ahlâklı bir insan’ olarak görmesi çok önemlidir. Siz ona ‘yalancı’ derseniz, çocuğunuzun ‘ahlâk binası’nın temeli daha baştan yıkılmış olur. Çocuğunuz sizin ona güvendiğinize ve ondan en ahlâklı davranışlar beklediğinize kesin olarak inanması gerekir. Bir çocuğun yalan söylemeye karşı işine yarayacak en önemli motivasyon kaynağı işte bu inançtır. Dolayısıyla yalanı bir alışkanlık haline getirmiş bir çocukla karşılaşıldığında, ilk bakılacak yer ebeveyn-çocuk ilişkisidir. Eğer bir çocuk kendisini yalan söylemek zorunda hissediyorsa, bunun anlamı büyük bir ihtimalle o çocuğun anne babasının kendisine güvenmediği ve ona gerektiği kadar değer vermediğidir.
Çocuğun yalana başvurmasının bir başka nedeni de, kendi bakış açısı ile anne-babasının bakış açısı arasındaki çatışmadır. Bu yüzden çocuğunuzun yalan söylediğini farkettiğinizde, kendisini daha doğru ifade etmesi için “Belki unuttun” veya “Galiba dikkat etmedin” gibi düzeltme fırsatları oluşturmalıyız. Çocuğa bu şekilde yaklaşılırsa, kendisine güvenen birisini aldattığı için utanacak ve içinde doğruyu söyleme isteği uyanacaktır.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">3.[/b] Çocuğunuz ceza gerektiren bir davranışını size gelip itiraf ediyor ve özür diliyorsa, en iyisi onu affedin. Çocuğunuz gelip size dürüstçe itirafta bulunuyorsa, onu affederek ödüllendirmelisiniz. Fakat o anda bunu yapmak zor olabilir. Sizi bekleyen iki yanlış seçenek, biri aşırı diğeri ise çok yumuşak tepki göstermenizdir. Aşırı tepki gösterip onu asla affetmeyeceğinizi söylerseniz, onun gelecekte hatalarını kabullenmekten korkar hale getirirsiniz. Öte yandan, çok yumuşak tepki gösterip kolaylıkla ve sanki onu onaylar gibi affederseniz, o zaman çocuğunuz yaptığı yanlışın ciddiyetini hiçbir zaman anlamayacaktır. O yüzden, ikisinin ortası bir tavırla çocuğunuza onu affettiğinizi söylemelisiniz.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">4.[/b] Yalan söyleyen çocuğunuzla başa çıkmanın tek başına en etkili yolu, sizin doğru ve dürüst bir örnek olmanızdır. Çocuğunuz sizden yalanın hiçbir türünü duymamalıdır. Peygamberimizin (asm) şu hadîs-i şerifte bu noktanın önemini vurgulamaktadır: “Allah’ın Elçisi, çocuğunu çağırıp ona bir şey vereceğini söyleyen bir anne gördü. Ona vaat ettiği şeyi çocuğuna gerçekten verip vermeyeceğini sordu. Sonra, ona, ‘‘Eğer o dediğini vermezsen, yalan söylemiş ve günah işlemiş olursun.’ dedi.” [Ebu Davud ve El-Beyhaki]

Anne baba olarak çocuğunuzun size yalan söylediğini farketmeniz hiç hoş bir durum olmasa da, anne babaların çoğu bu durumla karşı karşıya kalır. Bazen, daha önce dediğimiz gibi, yalana geçici olarak başvurur çocuk. Fakat bu evrede aldığımız tutum, sonucu tayin edeceği için önemlidir. Hayatın tümünde olduğu gibi, çocuğunuzu terbiye etmenin en güzel yolu, sizin ona örnek olmanızdır. Fazla para üstü veren satıcıya hakkınız olmayan kısmını iade ettiğinizi çocuğunuzun görmesi çok önemlidir. Burada küçük miktarda bir paradan bahsediyoruz belki, ama bu davranışınızın çocuğunuz üzerindeki etkisi paha biçilmez olacaktır.

İşte bu şekilde küçük ya da büyük her olayda sizin dürüst davranışlarınız ve doğru sözleriniz, çocuğunuzun ideallerini şekillendirir. İyi bir mü’min olmaya çalışmanız, sizin kadar çocuğunuzun da iyi bir insan olmasına yardımcı olacaktır.
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Çocuğunuzun neye ihtiyacı var? onur 0 580 01-17-2008 01:20 PM
Son Mesaj: onur

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir