Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ana baba çocuk yetiştirmede öneriler
Mesaj: #1
Bazı çocuk öyle zorlanmıştır ki, reaksiyon olarak, kendisine yöneltilen davranış ve eğitim tarzının tam tersini seçer. Doğru ya da yanlış olduğunu gözetmeden... İçinde birikmiş acı ve sorunlar nedeni ile... Bazıları da, kendi anne ve baba davranışlarını bilinçli bir yorum süzgecinden geçirir ve en iyisini, en doğrusunu uygulamaya çalışır. “Benim doktor olmamı isterdi, annem... Olamadım... Bari oğlum doktor olsun. Bunu sağlamak zorundayım...” YA DA • “Okutmak için boşuna zorladılar beni... Zamanım boş yere harcandı. Ben çocuğumu okutmayacağım. Bir an önce hayata atılsın ve para kazansın.” YA DA • “Onun annesi ve babası olarak görevimizi seve seve yapacağız. Neye yeteneği varsa ve ne olmak isterse öyle olsun. Eğitmek, yetiştirmek, mutlu ve verimli olmasına yardım etmek en büyük görevimiz bizim...” Bu ve benzeri davranışlara çok sık rastlamaktayız. Genellikle çocukların öğrenim ve eğitimlerinde anne ve babanın, idealleri büyük rol oynamaktadır. Çocuklarında adeta kendilerini gerçekleştirmek istemektedirler. Kişilik özellikleri tam gelişmemiş olan “BÜYÜK ÇOCUKLAR” dır bunlar... Kendi geçmişlerinden , kendi çocukluk sorunlarından sıyrılamamış olan büyük çocuklardır AİLEDE PROBLEMLER Türk ailesini olumsuz yönde etkileyen pek çok problemler vardır. Kısaca bu problemleri şöyle sıralayabiliriz: • Köyden şehre göç, hem sosyal yalda, hem de ailede büyük değişikliklere yol açmıştır. Başta köydeki gelenek ve göreneği kontrol edici baskısından kurtulup, başıboş bir ortama itilmişlerdir. Özenilen, gıpta edilen, taklit edilmeye çalışılan yabancı bir çevreye gelmişlerdir. Kitle iletişim araçlarının tesiri ve moda, aileyi derinden sarsmaktadır. Birçok aileler bu sıkıntıya ve perişan hayata, sırf kuru bir kavga uğruna katlanmaktadırlar. Diğer taraftan özenti sonucu bütçelerini zorlayan harcamalara gitmektedirler aile bütçesinin sarsılması önce geçimsizliğe, daha sonrada boşanmaya kadar varan bir dizi hususlara sebep olmaktadır. • Sırf maddi mülahazalarla yurt dışına giden vatandaşlarımızın aile ve çocukları, hem kendileri hem de milletimiz için büyük bir problemdir. Götürülmeyip yakınları yanına bırakılan çocuklar, aile şefkatinden mahrum, birazda başıboş olarak yetişmektedir. Yabancı ülkelerde doğan ve yaşayanları ise, büyük kültür ve kimlik buhranıyla karşı karşıya gelmektedir. • Devamlı reklamlara muhatap olan aile israfın içine itilmektedir. buda aile bütçesini zorlamaktadır hatta geçimsizlik sebepleri arasıda, israfın önemli payı olduğu unutulmamalıdır. • Günümüzde ailelerin kendini müdafaa mekanizmaları zayıflamıştır. Bunları canlandırmak gerekir. Mesela, saygı, iyi örnek olma annenin mürebbilik rolü gibi. Türk ailesinin dayandığı temel değer ile şartlar ve ortamı arsında bir uyumsuzluk, belki e bir çatışkıdan söz edilebilir. Bu uyumsuzluk veya çatışkıyı iki guruba ayırabiliriz. 1- İç Uyumsuzluk Ailenin dayandığı temel değerin, zaman içinde ortaya çıkan yeni şartlara göre yorumlanması yapılmadığından veya geç yapıldığından dolayı ortaya çıkan uyumsuzluk. Bunun nedeni belli bir kültürel yeterlik, birikim yokluğu olabileceği gibi, siyasi, teknik veya ekonomik kararların uygulanması sonucu şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Elbette daha başka nedenlerin etkisi bu arada düşünülebilir. Bu hususta özetle şu tespitin yapılabileceği söylenebilir. Ailede içi uyumsuzluk, eğer ailenin dayandığı temel değer değiştirilmek istenmiyorsa, belli sarsıntılara yol açsa bile, giderilebilir. Bu konuda Türk ailesinin geçirdiği önemli deyimlere sahip olduğu belirtilmelidir. Ancak burada vurgulanması gereken ailenin dayandığı temel değerlerin reddedilmesi, ortaya çıkan şartlara karşı destekleyici düzenlemelerin yapılmasıdır. Nitekim bugün için Türk ailesinin çeşitli nedenlerin oluşturduğu bir iç uyumsuzluk yaşadığı söylenebilir buna karşı alınacak kısa vadeli önlemlerin tespit edilmesi gerekir. Ancak sadece önlemler sınırında kalmak sağlıklı bir sonuca götürmez bu önlemlerle birlikte eğitime, kültürel değerlerin fonksiyonel hale getirilmesine, toplumsal ve ekonomik sorunların çözümünde destekleyici yöntemlerin uygulanmasına ihtiyaç vardır. Ailedeki iç uyumsuzluk, ailenin dayandığı temel değerden değil, bu değerin algılanma ve yorumlanma yetersizliğinden kaynaklanmışa benzemektedir. Bu bakımdan aile fertlerinin eğitilmesi bir dereceye kadar mümkün ise de bir noktadan sonrada toplumun duyarlılığına ve devletin rasyonel ve yerinde düzenlenmesini sorumlu kılmaktadır. 2- Dış Uyumsuzluk Devletin yada siyasi iktidarların, iletişim organlarının, bazı çevre ve kuruluşların topluma, aileye ve insana rağmen kültürel bir değişime, yani dünya görüşünü ikame etme çabalarına ağırlık vermesi. Şüphesiz bunun tarihi, siyasi kültürel bağlamda yürütülmeye çalışılması sorunun çok yönlülüğünü ortaya koyar. Türk ailesinin karşı karşıya kaldığı dış uyumsuzluğun anlaşılmasında, yorumlanmasında ve çözümlenmesinde mutlaka dikkate alınmak durumundadır. Belki de çatışma olgusunu bu bağlamda temellendirmek gerekebilir. EVLİLİKTE KAVGA Evlilik aylarında çiftlerin çoğu gerçekle pek ilişiği olmayan hayal dünyalarında yaşarlar. Daha evliliklerinin ilk aylarında, bir arada yaşamaya alışma devrelerinde kavga etmek birçokları için ölüm demektir. Bu bakımdan da ilk aylarda her iki tarafta kavgadan sakınmak için ellerinden gelen çabayı harcar eşlerinde kendilerini kızdıran rahatsız eden yanlar bulsalar bile bunları içlerine atarlar. Sonunda içe atıla atıla bu duygular günün birinde ufak bir söz veya davranış sonucu taşıverir ve o zaman da kavga patlak verir. Böyle bir kavga çözümlenmeleri pek de güç olmayan çeşitli sorunların dile getirilmesine yardım eder. Bazıları kavgayı günlük çeşitli olaylarla gerilen sinirlerine bir rahatlık verme aracı olarak kullanırlar. Günlük yaşamın sinerlerimiz üzerindeki baskısı o derece fazladır ki, pek çoklarımız zaman zaman bu baskıyı azaltmaya gereksinim duyarız. Yalnız basıncı azaltmada, evdekilerle kavga etmeden daha uygun yollar vardır: Açık havada idman yapmak, sinemaya, tiyatroya gitmek, spor yapmak gibi. Bununla birlikte sık kavga etmek eşler üzerinde birikici bir etki yapar. Her kavgada kullanılan bazı acı sözleri unutmak güç olacaktır. Kavga anında bu acı sözlerin eşleri fazlasıyla ve bunların uzun süre unutulmaması olasıdır. Evli eşler arasındaki kavgaların sıradan iki insanı kavgalarından çok daha tehlikeli ve zararlı olmasının bir nedeni de eşlerin birbirlerinin zayıf yanlarını çok iyi bilmeleridir. Kavga esnasında onun benliğini ve kişiliğini en çok kırabilecek ve dile gelip söylenmesinden korktuğu gerçekleri ortaya döküverme, içten bile değildir. ÇOCUĞUN YANINDA AİLE MÜNAKAŞALARI Çocuğun yanında aile münakaşalarının ve bunun yinelenmesi doğru değildir. Çocuk bunlardan endişe duyar. Bu endişenin bir şekli kendi benliğinin ne olacağı tarzındadır. Kendine ve geleceğine dair güven hissi bir bakıma emniyet hissi yetersizliği burada söz konusudur. Gayet tabii anne ve babalarına sevgisi, onları kaybetme korkusu da böyle anlarda belirecektir. Çocuğun ruh sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir. Aile münakaşaları eğer çok gerekli ise çocuk uyuduktan sonra yapılmalıdır. Zira çocuğun bu münakaşalardan yaralanması hiç kimsenin işine yaramayacaktır. Sorunlu bir çocuğun bakımı aile için daha da güç olacaktır. Çocuk kendisine iyi bir hayat sağlamak için gösterilen gayreti bilmelidir. Bu ağırlığın anne baba ve diğer sosyal çevre bireyleri üzerinde olduğunu öğrenmelidir. Fakat bu hal asla çocuğun başına kakılmamalıdır. Sıkıntılar altında ölmüş, bitmiş intibaa da verilmemelidir. Zira bu yaşta anne ve babası çocuk için abide denilebilecek ölçüde üstündür. ÇOCUKLARINI İHMAL EDEN ANNE VE BABALAR Çocuklarını ihmal eden ona veya onlara kötü muamele yapan anne ve baba çoğu zaman bunu istemeyerek yapar. Bu çemberi kırmak aileye hizmet gereklidir. Çocukların içinde onları büyümeye yönelten kuvvetli bir çaba vardır. Eğer gayretlerimizi çocuğun bu kuvvetli çabası ile bağdaştırırsak onun tam olarak gelişmesini sağlamış olma yönünde çok önemli adım atmış oluruz. Çocuklarını ihmal eden anne babaların büyük bir kısmı çocuğu tanımamakla yanılgıya düşmektedirler. Çocuk arkasında ana ve babasının desteği, önünde ise onların kuvvetli tecrübe bilgisi bulunduğu müddetçe başarı yolundadır. KAYNAKLAR 1-1999-2000 Batman Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü "Öğretmenlerin Rehberlik Hizmetinde Eğitimi Semineri" Ders Notları 2- Dodson ,Fitzhugh "Çocuğunuzu tanıyor musunuz?" Denge Yayınları İstanbul, 1997. 3- Altınköprü,Tuncel "Çocuğun başarısı nasıl sağlanır.?" Hayat Yayınları, İstanbul ,1999. 4-Yavuzer , Haluk " Çocuk Psikolojisi" Remzi Kitapevi, İstanbul 14. Basım,1997. 5-Yavuzer,Haluk "Çocuk Eğitimi El Kitabı" Remzi Kitapevi, İstanbul ,7. Basım 1997 6-1.Aile şurası bildirisi 17-20 aralık 1990 ANKARA _ Türk ailesinin temel karakteristiği prof. Dr. Orhan KARMIŞ( Selçuk ÜNV..) -Birey –Aile-Toplum M. Aytül KASAPOĞLU (Ankara ÜNV.) _Türk Ailesinin Durumu Prof Dr .S.Sevim EREL(Hacettepe ÜNV.) _Türk ailesinin günümüzdeki sorunları Dr. İsmail KILLIOĞLU (Marmara ÜNV.) 7-Ailenin Güçlenmesinde Aile Üyelerinin Sorumlulukları Paneli Dr. Neriman ARAL(Ankara ÜNV..) 8-Aileler İçin Sosyal Hizmetler Prof. Dr. Kemal ÇAKMAKLI İstanbul 1998 9-Aile Eğitimi Paneli 10 Mayıs 1991 Ankara 10-Türkiye’de Ailelerin Psikolojik Örüntüleri Aydan GÜLERCE İstanbul 1996 11-Aile Danışması Dr. Serap NAZLI Ankara 2000 12-Aile Yazıları 3 Derleyenler: Beylü DİKEÇLİGİL-Ahmet ÇİĞDEM Ankara 13-Aile ve Kültür Prof.Dr.Nihat NİRÜN Ankara 1994 14-Aile Araştırması Murat BAYHAN 1999 15-Aile Araştırması Canan BİLBAY PDR Uzmanı 16-İkinin Gücü Susan HEITLER Çeviren: Gülder TÜMER Ankara 1998 Anne Baba okulu
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Aileye Öneriler onur 0 385 12-25-2007 12:41 PM
Son Mesaj: onur
  Çocuk Yetiştirmek onur 0 425 12-25-2007 12:34 PM
Son Mesaj: onur
  Çocuk ninnileri onur 1 2,132 12-18-2007 08:00 PM
Son Mesaj: onur

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir