Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alman besteci Paul Hindemith
Mesaj: #1
http://imageshack.us][img width=250 height=250">http://img255.imageshack.us/img255/6615/...ithou0.jpg[/img">



Alman besteci Paul Hindemith 1895 yılında doğdu. 1927 yılında Berlin Ulusal yüksek okuluna öğretmen oldu. Çeşitli besteleri yanında öğretici yanı ağır basan Paul Hindemith Türkiye'ye gelerek bir süre Ankara'da kaldı ve Devlet Konservatuarı'nın kuruluşuna büyük katkısı oldu.



Daha sonra Amerika'ya giderek Yale Üniversitesi'nde bestecilik kürsüsüne profesör oldu. Besteciliğiyle birlikte viyola çalışmalarını, orkestra şefliğini sürdürdü. Alman müziği teorisi üzerinde çalışmalar yaptı.



**********************************


http://imageshack.us][img width=490 height=379">http://img255.imageshack.us/img255/5927/...e01uv5.jpg[/img">






(16 Kasım 1895 yılında Hanau’da doğmuş, 1963 yılında Frankfurt’da ölmüştür).





Henüz ne olacağı belli olmayan ve buna rağmen gelecekteki önemi anlaşılan Paul Hindemith, Plön şehrinde yatılı okul öğrencileri için bir “Spielmusik” (1) bestelemişti. Eski devirlerin üstadları hakkında söylenen hikayeler onun için de söyleniyordu: Müzisyenler sazlarını akord ederken, o hemen oracıkta onlar için bir parça besteleyiveriyormuş.


Hindemith’in gençlik hareketi ile ilgi kurması, çağdaş müziğin tarihinde önemli tesirler husule getirmiştir. Bunun yanında, değerli bir hazine olan tarihi müziğe nüfuz etmesi de iyi sonuçlar doğurmuştur. Tarihi gelişmenin merkezi olan Bach’tan başlayarak gotik stil çağına kadar derin incelemelerde bulunan ve büyük bir müzikçi tabiatı yaşayan Hindemith, bir iç düzene erişmiş, böylece üstün bir öğretmen olmuştu.


Önce orkestra üyesi olan Hindemith, besteci olarak Reger’in ve Puccini’nin tesir sahası dışına çıkmıştır. Sonra gençlere has bir taşkınlıkla bütün engellerden atlı*****, artık her müziğin sonunun geldiğini sanan “burjuva”ları bir hayli şaşırtmıştır. Onlar Hindemith’I sadece iyi bir müzikçi olarak görüyorlardı. Fakat bu kaygusuz ve alaycı “müzikçi” içe doğru yönelerek, üstünlükle hakim olduğu kontrpuvan tekniğinden yeni bir stil yaratan bilgin bir “müzisyen” oldu (“Cardillac” operası). Doğultan sahip olduğu şekillendirme kabiliyeti ona bu gelişmede yardım etti. Ritmin öz unsurundan hareket ederek yeni bir melodi tarzına doğru yürüdü. Bu gidişte “Marienleben” (Meryem Ana’nın Hayatı) adlı eseri büyük bir dönüm noktası teşkil etti. Takriben 20 yıl sonra çıkan bu eserin ikinci şekli Hindemith’in yeni armoni fikrini katiyetle göstermektedir. Bu devre esnasında yazdığı eserlerin sayısı çok kabarıktır. Aralarında oda müziği eserleriyle konçertolar, “öğretici piyesler” ve “Spielmusik” karakterinde eserlerle “Bir şehir kuralım” adlı “çocuk oyunu” da bulunan bu eserlerin ortasında, tarihi önemi olan iki eser daha vardır: “Das Unaufhörliche” adlı oratoryo ve “Ressam Mathis” adlı sahne eseri. Bu son eserde geçen senfonik kısımlar Hindemith’in şimdiye kadar verdiği eserlerin özü sayılabilir.


Son zamanlarda yazdığı ve “Kainatın armonisi” adını taşıyan senfoni, orta çağın ahlaki ve felsefi prensiplerine bütün varlığı ile bağlanan Hindemith’in fikir düzenini göstermektedir. Bu senfoninin muvmanları, “musica instrumentalis”, “musica humana” ve “musica mundana” gibi çok manalı başlıklar taşımaktadır. (“aletlerin müziği”, “insanların müziği”, “kainatın müziği”Wink. Eskilerin tabi olduğu kanun Hindemith’in de kanunu oldu. Fakat yenilenen bu kanun ne bir “kitabı mukaddes” ne de bir doktrin olmak iddiasında değildir. O sadece ataların müzikte yerle gök arasında tasavvur ettiği ahengi temsil eden bu eski “ordo”nun (Latnc. Nizamın) dolgun sesler halinde gerçekleşmesidir. Yaşayışında, yaratıcılığında, araştırıcılığında ve müzik icrasında her şeyin iç yüzünü arayan Hindemith, çok zengin olan bütün faaliyetinin özünü teşkil eden iki eser meydana getirmiştir: öğretici bir sanat eseri olan “Ludus Tonalis” ve takip ettiği yolu ilmi bir şekilde gösteren “Unterweisung im Tonzats” (seslerin tertiplenişi öğretimi) adlı kitap.


Nihai tesirine bakılırsa bu yol güvenle hedefine doğru giden bir bütündür denilebilir. İcracı olarak, hakim olduğu viyola ve viyola d’amore’den başka enstrümanlar da çalan Hindemith’in müzik yapma hevesi kendisini yaratıcılığın kaynağına kadar sevketti. Zamanındaki fikir ve sanat cereyanları onu çeşitli problemlerle karşılaştırdı ve bu problemlerle meşgul olmaya teşvik etti. Bunlar arasında Bach ve Stawinsky, halk türküleri ve orta çağın yüce polifonik sanatı, barok devri ve kalisizm, hatta romantizmin temelleri de vardır. Içten gelen bir mantığa göre eksiksiz olarak devam eden bu yolda kendisini bir araştırmacının ve kurallara sahip bir öğretmenin seviyesine yükselten geniş anlayışını elde etti. Hindemith Amerika’da yaşamakta, fakat konser vermek ve öğretmek gayesiyle sık sık Almanya’ya gelmektedir. Çalışmalarına Frankfurt’ta başlamıştı. (Ailesi aslen Silezya’lıdır; Haydn zamanında bu ailenin bir mensubu, o devirde tanınmış bir besteci olan Johann Heinrich Rolle’nin oratoryolarına abone olmuştu). Berlin’de kompozisyon öğretmeni olarak gençleri etrafına topladı. Bunun ardında Ankara ve Londra da kaldıktan sonra okyanus ötesinde yeni bir hayat sahası buldu. Fakat Batı Avrupa’ya mensup olduğunu hiç bir zaman unutmadı.





1) SPIELMUSIK: Bilhassa ikinci dünya savaşından sonra meydana gelen, ekseriya amatör icracılara zevkli malzeme temin gayesiyle güçlük derecesi ve ifade bakımından bu gayeye uygun çağdaş, fakat kontrpuvan tekniği ile barok devrinin konçerto grosso ruhna yakın bir stilde yazılmış eseridir.


Alman besteci Paul Hindemith Çağdaş evrensel müziğin önemli temsilcilerindendir. Hindemith, besteci, orkestra müzisyeni, oda müziği sanatçısı, virtüoz, orkestra şefi, araştırmacı ve öğretmen kimlikleriyle, döneminin önde gelen aydınlarından birisi kabul edilmiştir.



Müzik hayatına başladığı enstrümanı olan keman ile Rebner Dörtlüsü’ nün 2. Keman üyeliği ve Frankfurt Opera Orkestrası başkemancılığına kadar yükselmiş, ancak savaştan döndüğü 1919 yılından sonra viyolacı olarak anılmaya karar vermiştir. Bu tarihten sonra da, çok sevdiği bu enstrümandan hiç ayrılmayacaktır. Hindemith, viyola repertuvarına en çok eser kazandıran bestecilerden biridir. Ayrıca, neredeyse her enstrüman için eserler yazmıştır. Pek çok viyola eserinin ilk seslendirilişini kendisi gerçekleştirmiştir.



Bestecinin viyola için verdiği eserleri kronolojik sırayla aşağıdaki gibidir:


Viyola ve Piyano Sonatı Op:11/4 (1919)/ Solo Viyola Sonatı Op:11/5 (1919)


Solo Viyola Sonatı Op:25/1 (1922) / Viyola ve Piyano Sonatı Op:25/4 (1922)


Solo Viyola Sonatı Op:31/4 (1923) / Kammermusik No:5 Op:36/4 (1927)


Konsertmusik Op:48 (1930) / Der Schwanendreher (1935)


Trauermusik (1936) / Solo Viyola Sonatı (1937) /Viyola ve Piyano Sonatı (1939)



Hindemith, genç Türkiye Cumhuriyeti’ ndeki müzik eğitimini yapılandırmak ve müzik hayatını geliştirmek için 1935’ ten başlayarak ülkemize gerçekleştirdiği ziyaretlerle, yakın müzik tarihimizde önemli bir yer kazanmıştır.



Hayatı boyunca besteci ile dinleyici arasındaki uzaklığı en aza indirmeye, dinleyicileri de müziğin içine katmaya ve amatör müzisyenlere çok önem veren besteci, bu konudaki düşüncelerini “Gebrauchtmusik-Kullanım-fayda müziği” adını verdiği teknikle hayata geçirmiştir.



Hayatının sonuna kadar yöneten, yorumlayan (icra eden) ve de öğreten Paul Hindemith’ e, 20. yy.’ ın en verimli sanatçılarından biri demek yanlış olmayacaktır.
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
|
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir